HAYATA HEYECAN KATMAK-12

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HAYATA HEYECAN KATMAK-12
Pazar gününü evde geçirmeyi ve dinlenerek geçirmeyi istemiştik ve öylede yaptık ancak günde 3 defa kapıya gelen Mahmut efendi ve onunla oynadığımız oyunu sürdürmeye niyetliydik. Kafamızda kurgulayıp öyle hareket etmeliydik. Hem eğlenmeli hemde saygınlığı kaybetmemeliydik.

Sema üzerine bir şort ve askılı giydi. Yalnız altındaki şort önden bakınca normal fakat arkadan bakınca sanki kendisine çok küçükmüş gibi duruyordu arka kısmı kalça yanaklarını alttan gösteriyordu. Hele yürürken inanılmaz cezbedici bir görüntü oluşuyordu. Hususi seçmiştik bu şortu çünkü oyunlar bu şekilde küçük olmalıydı. Ben salonda oturmuş laptoptan kameralara bağlanmıştım. Mahmut u çağırdık. Pazar günleri normalde yerinden kıpırdamayan Mahmut diyafonda Sema’nın sesini duyunca esas duruşa geçiyordu. 2 dakika içinde kapıda bitiyordu. Kapı çalınca Sema kapıya gitti bende kapıyı izliyordum bu arada Mahmut kapıda buyur yenge bi emrinmi vardı dedi. Sema da; Mahmut efendi bugün pazar ama sana zahmet bi markete gidip gel diyerek isteklerini sıraladı. Tamam yenge ne demek sen emret dedi Mahmut. Dur dedi Sema sana para vereyim, sonrada bana seslendi hayatım bi para verirmisin market için, bende gel al hayatım kaldırma beni diye seslenince olayımız başladı. Sema arkasını dönüp koridordan salona doğru yürümeye başlayınca kalçalarının yanakları şortun altından bir o yana bir bu yana Mahmutun gözlerinin önünde, mahmut neredeyse yere düşecekti arkasından bakarken. Sema salona girip bana doğru yaklaşırken Mahmut sikini düzeltiyordu. Parayı alıp yeniden kapıya doğru geçerek parayı uzattı ve Mahmut marketin yolunu tuttu. Mahmut artık iyiden iyiye çıldırıyordu Sema için ama bizimkisi bir oyundan öteye gitmemeliydi yada gideceksede planı çok iyi olmalıydı. Pazar günü aynı tarzda birkaç teşhir ile geçti. Pazartesi günü ben kalkıp işyerime gittim ve öğleye doğru gelen bir haber ile acil İstanbul yolunu tutmam gerekiyordu. Biletimi ayarlayıp hemen yola koyuldum eve doğru ve sema yı arayıp durumu izah ettim ve bana bir çanta hazırlamasını söyledim eve uğrayıp üzerimi değişip çantayı alıp hemen yola koyuldum çünkü uçağı kaçırabilirdim. O gün gidip ertesi gün en geç diğer gün geri dönecektim. Hızlı adımlarla arabaya doğru giderken Mahmut çantama yapıştı hayırdır abi yolculuk mu var dedi bende evet bir iki gün yokum Mahmut efendi, eve iyi bak bi ihtiyacı olursa yardımcı ol dedim. Mahmutun gözler parladı ne demek abi sen rahat ol hayırlısı ile git gel inşallah dedi. Vakit kaybetmeden yola koyuldum. İstanbula vardım bir iki görüşmeden sonra kalacağım otele gidip dinlenmeye çekildim. Hemen laptopumu çıkarıp eve bağlandım bakalım bizimki neler yapıyor diyerek. Tüm odaları gezdim fakat evde kimse yoktu hemen telefona sarılıp Sema yı aradım. Alışverişe çıktım hayatım köşedeki süpermarketteyim Mahmut efendi de saolsun yardımcı oluyor dedi. Ooo sen boş durmuyorsun bakıyorum hadi bir an önce eve geçinde izleyim bende birde plan yapalım dedim. Tamam hayatım diyerek kapattı telefonu. Merakla bilgisayarın başında yaklaşık yarım saat bekledim nihayet dış kapı açıldı ve önde Sema arkasında Mahmut eli kolu poşetlerle dolu bi şekildeydi. Sema nın altında kısa bir şort üzerinde askılı bir body vardı altınada çekmiş topukluları tam bir afetti. Hemen kapının girişinde ayakkabılarını çıkarmak için öyle bir eğildiki Mahmut elindeki poşetleri düşürüyordu ? sonra doğruldu ve gir içeri mutfağa bırak elindekileri dedi ve önde Sema arkada Mahmut içeri girdiler. Sema önde kıvırtarak yatak odasına yöneldi Mahmut ise tam karşıdaki mutfağa girip elindekileri bıraktı. Sema cüzdanından çıkardığı bahşişi Mahmut a verdikten sonra teşekkür etti ve yolladı. Hemen telefona sarılıp Sema?yı aradım neler oldu bugün anlat dedim. Sema da valla aslında pek bişey olmadı ama Mahmut kafayı yemek üzere artık bana bakmaktan çekinmiyor hatta baktığını görmemi istiyor gibi. Ben ona bakarken o gözleriyle aşağıdan yukarıya beni süzüyor. Hatta bir ara ben ona bakarken güya ona baktığımı görmemiş gibi sikiyle oynadı. Tamam hayatım belliki bu adam kudurmuş artık fırsat kolluyor. Şimdi akşam güzel güzel giyin ve dışarı çık olacakları bana bırak ve sen sadece rahat davran benden telefon bekle dedim. Bu oyunlar artık hayatımın bir parçası olmuş gibiydi iş güç düşünmekten çok bunlara kafa yormaya başlamıştım ama çok da zevk alıyordum. Sema hemen akşam için hazırlanmaya başladı önce güzel bir duş aldı sonra çıktı altına bir tanga giydi üzerine de tek parça siyah mini elbisesini giydi. Mini dediğim de hakiki mini yani kalçasının hemen altında bitiyor neredeyse her adımında kalça lopları alttan görünecek. Sütyen takmadığından üstteki dekoltesi de oldukça davetkardı. Sema yeterince seksi olduktan sonra salona geçip geceyi beklemeye başladı. Bende bu sırada halletmem gereken işlerimi hallettim. Akşam saat 22.00 gibi Sema?yı aradım ve yapması gerekenleri anlattım. Ben telefonu kapattıktan sonra, Sema gidip diafondan Mahmut a seslendi. Sema yine benim direktifim doğrultusunda içeri geçerek üzerine yine siyah ince yazlık dizlerine kadar inen pelerin tarzı kumaş parçasını attı. Apartmandan çıkacağı için biraz kapanması doğru olurdu, sonuçta bizim oyunumuz Mahmut un üzerineydi. 2 dakika sonra kapı çalındı Mahmut kapıda belirdi Sema kapıyı açtı üzerindeki pelerin önden elinle kapatmadığın sürece ön tarafını açıkta bırakıyordu, Sema da kapıyı açarken hiç eliyle düzeltme gereği duymadı. Mahmut yine kapı önüne yapışmıştı baştan aşağı aynen sema nın anlattığı gibi bir süzdü ve zorla buyur yenge diyebildi. Sema hiçbir şey olmamış sanki bu hali kapıcının karşısında gayet normalmiş gibi. Bak Mahmut efendi şimdi senden bişey isteyeceğim ama bu ikimizin arasında kalacak bu konuda sana güvenebileceğimi düşünüyorum çünkü sen akıllı bir adamsın dedi. Mahmut heyecan ve merak ile bu gizemli durumu çözmeye çalışıyor bir taraftan da Semanın güzelliği karşısında eriyordu. Emret yenge öl de öleyim dedi imalı biçimde. Sema gülümseyerek yok yok ölmene gerek yok sadece istediklerimi yap yeter bende seni fazlasıyla memnun ederim dedi para vereceğini ima ederek. Mahmut yine emret yenge dedi. Bak şimdi ben birazdan dışarı çıkacam bir 2-3 saat dışarıda eğlenip geleceğim bu süre içerisinde telefonum kapalı olacak dolayısı ile benimki seni arayabilir, arabamın aşağıda benimde evde yattığımı söyleyeceksin hepsi bu. Mahmut bunları şaşkınlıkla dinledi biraz duraksadı. O yüzündeki yavşak ifade geçmiş sanki olayın getireceklerini ve götüreceklerini düşünür gibiydi. Sessizliği Sema bozdu, Tamam mı Mahmut abi? Dedi. Mahmut, tamam olmasına tamam ama yenge dışarıda bir yanlış yapmayacaksın değimli sonra abime yanlış olmasın dedi. Sema, yok Mahmut abi biraz eğlenip gelecem hepsi bu. Mahmut bu sefer o yavşak ifadeyi yeniden takındı gözleri ile ayaklardan başladı yukarıya kadar çıktı, o zaman tamam sen git iyice eğlen ben gerekeni yaparım yenge dedi. Sema da teşekkür ederim senin akıllı bir adam olduğunu biliyordum dedi. Ben birazdan çıkarım gece dönerim dedi. Mahmut ta tamam yenge ben hep buradayım sen merak etme dedi. (Bundan sonrasını semadan dinlediklerim ve kendi gördüklerimi sıra bozulmadan anlatacam). Mahmut gittikten sonra Sema çantasını falan alıp kameradan bana bir öpücük atıp evden çıktı. Asansörden iner inmez kapının önünde Mahmut bekliyormuş zaten belliki yolunu gözlüyordu. Buyur yenge diyerek arabaya kadar eşlik etmiş kapısını açarak yol vermiş. Sema da o ana kadar eliyle tutarak kapattığı önünü bırakmış ve oturmak için bir bacağını arabanın içine koymuş o halde durup unutma abi konuştuklarımızı aramızda sır demiş. O haldeyken ne kadar seksi bir duruş sergilediğini düşününce Mahmut ağzını dahi açamamış sadece bacaklarına bakarak kafa sallamış. Bu arada Sema koltuğa oturmuş dışarıdaki bacağını içeriye çekerken fazla hızlı davranmamış ve bu esnada kiloduna kadar açmış Mahmut a. Mahmut yavaşça kapıyı kapatmış fakat kapının önünden ayrılmadan Semayı izliyormuş güle güle falan gibi saçma cümlelerle orada durmasının bir sebebi varmış gibi fırsat kolluyormuş. Sema siteden ayrılıp yaklaşık 3 saat bir arkadaşında vakit geçirip birazda alkol aldıktan sonra gece saat 2 gibi evin yolunu tuttu. Bu arada ben saat 12.30 gibi Mahmutu aradım Sema ya ulaşamıyorum eve bi çık bak bakalım dedim. O da merak etme abi ben yarım saat önce gördüm eşofmanla balkondaydı sonrada ışığını söndürüp yattı sanırım dedi. ? haa tamam o zaman iyi olduğunu bileyimde dedim ve kapattım. Daha sonrasında biz sema ile telefonda görüşüp neler olabileceğini ve neler yapması gerektiğini konuştuk. Mahmut un yolunu gözleyeceğinden hiç şüphemiz yoktu. Bu arada Sema kilotunu da çıkarmıştı benim talimatımla çünkü giderken donunu gören Mahmut dönünce don olmadığını görecek ve Semanın dışarıda sikişip geldiğini düşünerek daha rahat hareket edecekti. Sema siteye girer girmez Mahmut arabaya doğru koşmuş Sema zorla arabayı park eder etmez kapısını açmış Mahmut. Hoş geldin yenge diyerek. Sema hafif çakır olmasına rağmen ağır sarhoş gibi davranacaktı. Hoş bulduk Mahmut abi hayırdır bu saatte demiş. Seni bekledim yenge noolur ne olmaz emanetsin demiş çakal ? Bu arada Sema bir bacağını dışarıya atmış fakat kalkamıyor gibi davrandığı için Mahmut a en ücra yerlerine kadar açmış. Mahmut gözlerini dikmiş yenge sen çok sarhoşsun dur yardım edeyim demiş. Sema da evet biraz içtim bi el atta eve çıkayım demiş. Atmam mı yenge diyerek çıkarmış arabadan Sema yı. Birlikte apartmana girip asansörü çağırmış Mahmut. Bu arada Sema tüm ağırlığını yine Mahmut un üzerine veriyormuş. Mahmut bi elini tutarak koltuk altından kavramış diğer eli de sema nın belinde. Asansöre binmişler. Sema asansörde ayılıp bayılmaya başlamış, ayakta duramıyormuş gibi yere düşecekmiş gibi hareketlere başlamış Mahmut fırsatı kaçırmayıp dur yenge bi dur ne içtin sen böyle falan gibi laflar geveleyerek arkadan kavramış Semayı. İki eli semanın karnından sarılarak arkasına dayamaya başlamış. Sema yere yığılmaya çalıştıkça Mahmut daha çok dayamış bu arada eteğide iyice yukarıya sıyrılmış artık kalçalarını örtemez olmuş. Apartman katta durmak için yavaşlayınca Mahmut normal pozisyona geçmiş hatta eliyle Semanın eteğini düzeltmiş. Kapıdan çıkınca yenge anahtar nerde demiş Sema da çantasını uzatmış. Mahmut çantada anahtar ararken Sema sırtını duvara yaslayarak yavaş yavaş yere oturmuş, bu oturuş esnasında bacakları sonuna kadar ayrık bir vaziyette ve kendinde değilmiş gibi davrandığından Sema nın tüm delikleri Mahmut un gözleri önüne serilmiş. Mahmut anahtarı bulup çıkarınca fark etmiş Semanın pozisyonunu offf yenge sen ne yaptın böyle yaaa diyerek dikmiş gözlerini. Bi taraftan anahtarı deliğe sokmaya çalışırken bi yandan Semayı kesiyormuş. Tam o sırada bende bilgisayar başında ön kapıya sabitleyip ses bekliyordum ki kapı açılmasıyla ekrana kilitlendim. Kapıda Mahmut göründü daha sonra kayboldu fakat sesler geliyordu. Gel bakalım buraya falan diyerek Sema yı içeri sokmaya çalışıyordu. Sendeleyerek nihayet içeri girdiler ve Mahmut Semayı bırakıp gitmek yerine kapıyı içeriden kapattı. Hele şükür gelebildik Sema hanım sizi odanıza geçireyim de ben gideyim dedi. Sema da tüm kaşarlığını takınarak ohh evet Mahmut abi hiç halim yok ben yatayım zaten kafam davul gibi bi uyusam 2 gün kalkmam heralde dedi. Mahmut Sema yı kucağına aldı odaya kadar getirdi, yavaşça yatağa yatırdı. Bu yatırma esnasında sema alttan üstten açılmıştı, gerçi Mahmut göreceğini çoktan görmüştü ama şu an dışarıdan bir tehlike yoktu ve rahattı. Semanın da kafası bitondu ve güya farkında değildi. Mahmut; yenge sen çok içmişsin heryerin kasılmıştır senin istersen sen yat ben sana bi masaj yapıp yumuşatayım sende rahat rahat uyu ne dersin dedi. Bu lafları eminim normal bi şekilde söyleyemezdi fakat Sema buna o kadar cesaret veriyorduki neredeyse yatta bi sikeyim bile diyecekti. Bunun üzerine Sema yok abi saol yeterince rezil oldum sana teşekkür ederim sana zahmet oldu dedi. Bunları söylerken dili dolaşıyordu. Yok yenge ne zahmeti sen yat hadi diyor bi taraftan da alttan üstten kesiyordu. Sema yavaş yavaş gözlerini kaydırdı ve uyku halini alıyordu bu arada Mahmut ayaklarına masaj yapmaya başlamıştı bi taraftan ***** bakıyor bi taraftan ayağına ve bileğine masaj yapıyordu. Sikmek için eminim sadece zamanı bekliyordu. Zaman ilerledikçe Mahmut yukarılara doğru çıkmaya başladı Sema ise tam uyku modu almıştı, sızmıştı güya. Mahmut omuzlarından yenge diye sarsmaya başladı. Semadan ses yoktu. Mahmut rahatlamış her tarafını koklamaya başlamıştı. Off sen ne karısın erittin bitirdin beni diyor bi taraftan da okşuyordu. Bacaklarını ayırıp ***** yaklaştı ve koklamaya başladı sonra usulca dilini çıkarıp hafiften dokundurdu. Bi dil atıyor bi sema ya bakıyor tepkisini ölçüyordu. Semadan tepki gelmeyince artık normal bi şekilde Semanın amını yalamaya başladı. Bi taraftan da pantalonunu çıkarıyordu. Kesin sikecekti artık Mahmut çıldırmış gibiydi. Bir süre daha yaladıktan sonra kalktı ve çırılçıplak soyundu. Hiç vakit kaybetmeden semanın üzerine çıkıp sikini sokmaya çalışıyordu. Bunu yaparken sema uyanmasın diye üzerine yüklenmiyordu. Yalamasının etkisi ile ıslanan amcığa sikini rahatça sokup git gel yapmaya başladı. Sanırım epeyce dolmuştu çünkü 4-5 git gelden sonra sikini çıkarıp eline boşalmaya başladı. Hızlı bir şekilde banyoya gidip elini yıkadıktan sonra döndü odaya ve hızla üzerini giyindi semanın üstünü başını düzeltti ve evi terk etti. Sanırım yakalanma korkusu ve istediğini elde etmenin heyecanı ile bir kez daha sikmeyi göze alamamıştı. O evden çıktıktan sonra Sema kalktı sinirli bi şekilde kameraya döndü eline aldı telefonu, beni arıyordu. Gördünmü hayvanı bu kadar uğraştım rol kestim iki soktu çıkardı boşaldı gitti diyerek sinirini belli ediyordu. Bu konuşmanın karşısında gülmekten ölüyordum gerçekten. Ben güldükçe Sema da gülmeye başladı ve yarın görüşmek üzere kapadık telefonları?.!! (Devamı var)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32